Arınç: Kavala'nın tutuklu kalmasına hayret ediyorum, Demirtaş'ın tahliyesi olabilir

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğu hakkında konuştu. Arınç, "Kavala'nın tutuklu kalmasına hayret ediyorum, Demirtaş'ın da tahliyesi olabilir" dedi. Arınç, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın istifasına dair de çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Arınç: Kavala'nın tutuklu kalmasına hayret ediyorum, Demirtaş'ın tahliyesi olabilir
20 Kasım 2020 - 07:37
 

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç, Habertürk’te katıldığı programda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Selahattin Demirtaş’la ilgili Arınç şu ifadeleri kullandı;

*Demirtaş 3-4 yıldır tutuklu. Tutukluluk cezaya dönüşmemeli. Demirtaş ile bizim 1-2 görüşmemiz oldu. Cezaevlerinde isyanlar, açlık grevleri olmuştu. Selahattin Demirtaş'ı tanımak veya onu yargılamak için onun yazdığı ‘Devran’ isminde kitap var. Ne olur onu alıp okuyun.

*Ben corona süreci içinde bunu okudum. Belki Selahattin Demirtaş hakkındaki kanaatinizi değiştirmeyeceksiniz ama ve Kürtler ve Kürtlerin yaşadığı travmalar üzerinde kafanızda çok şeyler değişecek.

*Ben Başbakan yardımcısı iken çözüm sürecinde bazılarının tahliyesi sağlanmıştı, bunun da tahliyesi olabilir. Yargıçlar, mahkemeler, savcılar özgürlükçü düşünsünler.

İş insanı Osman Kavala’nın da tutukluğuna değinen Arınç şu ifadeleri kullandı;

*Osman Kavala 2017'den beri 3 buçuk yıldır tutuklu. Ben iddianameyi okudum. Hala tutuklu kalmasına hayret ediyorum. Tahliye edilmesi lazım. Bu iddianameleri okuduğumda çocuk bile yazmaz bunu dedim, cübbeyi bile giyesim gelmişti. Çıkması lazım.

*Ey hâkim ve savcılar; Osman Kavala’nın hâlâ tutuklu kalmasına hayret ediyorum, tahliye edilmesi lazım.

BERAT ALBAYRAK AÇIKLAMASI

Bülent Arınç, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifasına dair ise dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Bülent Arınç, istifa meselesinde dahli olduğuna dair haberleri yalanlayarak “İki iddia da külliyen yalandır. Birincisi Albayrak’ın görevini bırakmasına dahil olmadım. ‘Gitmezse 30-40 AK Parti milletvekili ayrılır' demedim. İkincisi Yüksek İstişare Kurulu’nda isim zikretmedik” dedi.

BERBEROĞLU AÇIKLAMASI

Deniz Zeyrek’in ‘Enis Berberoğlu meclise dönmeli mi?’ sorusuna Arınç, “Diğerleri için aynı kapsamda söylediğimi kabul edin lütfen” yanıtını verdi.

“10 SENE SONRA PARDON DENECEKSE BU ADALET Mİ ALLAH AŞKINA?”

Arınç, şöyle devam etti:

“Ben ceza hukuğu konusunda profesör Faruk Erem’in talebesiyim. 1986’da 5 sene ceza almıştım. Benim de avukatlığımı yapmıştı. Bir ceza avukatının anıları isimli kitabı tiyatroya ve filme uyarlandı. ‘Suçluyu kazıyın, altından insan çıkar’ diye başlar. Ama bir sözü çok önemli: ‘Adalet, yanıldığını anlayınca geri verecek bir şey bulamazsa baştan yanılmasın’ diyor. 10 sene sonra ‘Pardon’ denecekse bu adalet mi Allah aşkına? Geç gelen adalet, adalet mi Allah aşkına? Neden tahliye müessesi var. Serbest yargılanmak, tutuksuz yargılanmak, adli tedbirler yok mu?

“10 SENE YARGILANDIM TUTUKLANMADIM”

Ben 10 yıl ceza talebiyle 1985’te İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandım. Baştan sona kadar tutuklanmadım. Tutuklanmayı kimse teklif bile etmedi. Sonra da 5 yıl ağır hapse mahkum oldum gene tutuklanmadım. Yargıtay’a gittim, Yargıtay bozdu. Mahkeme direndi, gene tutuklanmadım. Ceza Genel Kurumuna gitti 2 sene gene tutuklanmadım. Ne oluyor bugünkü hakimlere? Niye tutukuyorsunuz bu kadar? Bu insanı serbest yargılamak mümkün değil mi? Nereye kaçacak? 3 senedir hala delil toplayamadın mı sen? Özgürlükçü düşünmezseniz herkesi içerde tutabilirsiniz.”

CEMİL ÇİÇEK’TEN YARGI REFORMU AÇIKLAMALARI

Arınç’ın konuk olduğu programa ilerleye dakikalarda TBMM eski başkanı ve eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek telefonla bağlanarak, yargı reformuyla ilgili konuştu. Çiçek, şunları söyledi:

Yargı reformu, Türkiye’de çok uzun zamandan beri konuşulan, aşağı yukarı 1561’den beri bu toplumun gündeminde olan bir konu. Bütün siyasetnamelerde adliyenin ıslahı değişmez bir madde. 500 yıldır bu toplumda adliyenin ıslahı diye bir problem var. 2020 bitmek üzereyken adliyenin ıslahını reform bağlamada konuşmaya çalışıyoruz.

“REFORM KAVRAMI EPEY AŞINDI”

*Bu kavram Türkiye’de ister adalet, ister başka alanlarda epey aşındı. Biz bir çok reform yaptık. Türkiye’deki temel yasalar, Avrupa Birliği üyesi ülkeler içerisinde en son değiştirilen temel yasalardır çağın ruhuna uygun olarak.

*Siz hangi yasayı değiştirirseniz değiştirin günün insanı uyguluyor. Bugün yargıda görev yapan insanlar. Eleştiri hudutu içerisinde kalmak kaydıyla her şey serbest diyoruz ama bu hududu kim tayin edecek? Eğer yetiştirdiğiniz insanlar özgürlükçüyse, kanun adamı değil de hukuk adamıysa hiçbir kanunu değiştirmeye gerek yok. Türkiye’yi modern anlamda bir ülke olarak nitelendirecek kararları bugünkü mevzuat içerisinden de çıkarmak mümkün.

“GELİŞİGÜZEL TUTUKLAMAYIN”

*Anayasa’ya yazıyorsunuz, Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcıdır diye. Bunun ötesinde daha ne yazacaksınız da ilk derece mahkemeleri bunu kabul edecek ya da etmeyecek?

*Türkiye’de hukuk reformu yapalım ama ondan evvel insan reformuna ihtiyaç var, bir ahlak anlayışına ihtiyaç var. Hukukla ahlak çok noktada örtüşmesi gerekiyor. Ahlakla örtüşmeyen hukuk istenilen sonucu vermiyor. Çünkü ahlaken doğru olmayan, hoş karşılamadığımız birçok husus aynı zamanda ceza kanunlarımızda, özel kanunlarımızda da suç.

*Sayın Bakan’ın söylediği bir kısım düzenlemelerin lüzumunu inkar ediyor değilim. Ama netice itibarıyla bunu bu yargı uygulayacak. Türkiye’de çıkan yasalar, neyi yapmak istiyorsunuz da buna engel teşkil ediyor? Ben baştan beri Adalet Bakanlığı sırasında söyledim. Gelişigüzel tutuklamayın, tutuklayacaksanız yargılamayı yapın, ceza verecekseniz hükümle beraber tutuklamanız gerekir.

“BU TOPLUM BİR DEFA DAHA SUKÛT-U HAYALE UĞRAMASIN”

*Hakimler ve savcılar iyi yetişmediyse, hukuk adamı olarak değil de kanun adamı olarak yetiştiyse burada hukuk eğitimini de ciddi ölçüde sorgulamak gerekiyor. O zaman siz reform adı altında bin tane daha yasa çıkarsanız bir adım yol kat edemeyiz. Bu reform lafının içini iyi dolduralım, bu toplum bir defa daha sukût-u hayale uğramasın. Devletin kurumları uygulamaları ile milletin sırtına yeni yükler bindirmesin.”

“KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK BEKLİYORUM”

Cemil Çiçek’in konuşmasının ardından Arınç, ‘Yargıdaki tartışmalı kararlara hükümet tepkili mi? AK Parti 2012 öncesindeki çizgisine dönecek mi?’ sorularını yanıtladı. Arınç, şunları söyledi:

*2015’ten beri hükümetten ayrıyım. Özellikle 2014’ten sonra zaman zaman ayrı düştüğümüz, birbirimizi eleştirdiğimiz zamanlar oldu ama şundan çok eminim. Her inançlı insan gibi Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanımız, adalete çok düşkün. ‘Allah adaleti emreder’ diye her cuma namazına giden mümin hutbede bunu dinler.

*Allah, ‘Birisine olan düşmanlığınız ve nefretiniz sizi adaletten ayırmasın’ diyor. Diyelim ki bu Kavala, ‘…Şöyle bir adam’. Adalet ne diyorsa ona bakacağız. Adalet nasıl tecelli edecek? Yargılamayla. Beşeri adalette de, ilahi adalette de şüpheyi taşımayacaksınız ceza hukukunda. Şüphe ile cezayı hafifletin, ilahi bir emirdir.

*Silahlı terör örgütü üyesi olmak çok ağır bir suçlama. Bunun unsurları ne kadar var? Tayyip bey de, biz de adalet tarafındayız. Hak tarafındayız. Ben Tayyip beyi adım gibi biliyorum ki o adalet istiyor. Bunu siyasi irade olarak açıkladı. Daha önce de bunu söylüyordu ama şimdi çok daha yüksek sesle açıkladı. Bunu hepimiz önemseyelim. Köklü bir değişiklik bekliyorum. Önce zihniyette bekliyorum. Artık adaleti yüksek sesle istiyoruz, bunu kim talep ederse haklıdır.

“ERGENEKON’DA KARAR VEREN HAKİM VE SAVCILARIN DURUMUNA BAKIN”

*Bu kararı veren insanlar sorumluluk alsınlar. Bu sorumluğun dışında hareket ederlerse ben onlara çok uzak olmayan bir geçmişte yaşananları söylerim. Ergenekon davaları da böyleydi. Ama şimdi o Ergenekon’da karar veren hakim ve savcıların nerede, hangi durumda olduklarında bakın lütfen.

“AYHAN BİLGEN’İN KİTAPLARINI OKUDUM, KENDİSİNİ KUTLUYORUM”

Selahattin Demirtaş’ın kitabıyla ilgili açıklamalarına bir kez daha değinen Arınç, “Madem ki kitap çok ilgi çekti, hiç kimse kitaptan korkmasın. Corona sürecinde ben 3 ay dışarıya çıkmadım. Meclis kütüphanesinden birçok kitap istedim, çoğunu da okudum. Ayhan Bilgen’in kitaplarını da okudum. Ayhan Bilgen’i de o kitaplarından dolayı kutluyorum. Ayhan Bilgen dediğiniz adam da MAZLUMDER’in genel başkanlığını yapmış, bizim çizgimizden siyasete atılmış bir insandır” dedi.

“İSTANBUL SEÇİMLERİNDE GÖRDÜK KÜRT KARDEŞLERİMİZİN OYUNU ALMAK ZORUNDAYIZ”

“HDP’nin temsil ettiği kitleyi, oyunu aldığı kitlenin biz oyunu almak mecburiyetindeyiz” diye devam eden Arınç, “Niye onları HDP’ye mecbur edelim? Biz İstanbul seçimlerinde de gördük ki bağımsız Kürt kardeşlerimizin, HDP’ye ruhunu satmamış, PKK ile ilişkisi olmayan Kürt kardeşlerimizin oyunu almak zorundayız. Buna sadece Doğu’da değil Batı’da da mecburuz. Binali Yıldırım da İstanbul’da HDP kitlesinden oy isteyebilmiştir. Buna ihtiyaç vardı. Genel gidişat bu oyların bize gelmediğini gösterdi. Gittiği taraf belediye başkanı oldu” şeklinde konuştu.

Cuhmrubaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Arınç’ın, programda kendisi için ‘TBMM eski başkanı’ sıfatı kullanılmasını istediği belirtilirken, programın KJ’si, tanıtımı ve sunumunda sadece bu sıfata yer verildi.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum