- Ubâde b. Sâmit’in rivayet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın hadlerini (kanunî cezaları, size) yakın olan ve uzak olan herkese uygulayın. Sakın hiçbir kınayanın kınaması sizi Allah(ın hükmünü uygulama) hususunda alıkoymasın!” (İbn Mâce, Hudûd, 3)
- Peygamber Efendimizin (s.a.v.) eşi Hz. Âişe’den nakledildiğine göre, (Kureyş kabilesinden bir grup insan, hırsızlık yapan Fâtıma adlı bir kadını affetmesi için aracı olduklarında) ... Resûlullah (s.a.v.) ayağa kalkarak hutbe okudu ve Allah’a gerektiği gibi senâ ettikten sonra şöyle buyurdu:
“Sizden önceki insanların helâk olmalarının sebebi, aralarında ileri gelen (zengin) kimseler hırsızlık yapınca suçun cezasını vermeyip zayıf (ve fakir) kimseler hırsızlık yapınca ceza uygulamalarıdır. Bu canı bu tende tutan (Allah)a yemin ederim ki Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsa, onun da elini keserdim!” (Müslim, Hudûd, 9)
- Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.), (bir bedevînin kıyametin ne zaman kopacağını sorması üzerine) şöyle buyurdu:
“Emanet zayi edildiği vakit kıyameti bekle!” Bunun üzerine bedevî, “Emanetin zayi edilmesi nasıl olur yâ Resûlallah?” diye sorunca, Hz. Peygamber, “Yönetim, ehli olmayan kimseye verildiğinde kıyameti bekle.” buyurdu. (Buhârî, Rikâk, 35)Ebû Yahyâ Üseyd İbni Hudayr’dan -radıyallahu anh- rivâyet edildiğine göre Medinelilerden bir adam:- Ey Allahın Resûlü, falan kişi gibi beni de vâli tayin etmez misiniz? dedi.Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:- “Siz, benden sonra adam kayırma olayları göreceksiniz. Havuz başında bana kavuşuncaya kadar sabrediniz!” buyurdu. (Buhârî, Fiten 2, Menâkıbü’l-ensâr 8; Müslim, İmâre 48, Fedâil 27,28)
HADİSİN AÇIKLAMASI
Bazı mevki ve makamlar insana câzip gelir. Bu tür meyillere karşı koyup sabretmek gerekir. Bu hadis bunu tesbit etmektedir. Hz. Peygamber’in, valilik isteyen Müslümana, kendisinden sonra adam kayırma olayları görüleceğini haber vermesi, böylesi isteklerle veya desteklerle bir yerlere gelen ehliyetsiz kimselerden olmamak lâzım geldiğini anlatmaktadır. Lâyık olmadığı mevki ve makamlar için aracı koyma isteğine sabretmek de bir fazilettir. İnsanlar birtakım usûlsüzlükleri görerek, kendilerinin haklılıklarına bunları gerekçe yapmaya kalkmamalıdırlar.Aslında mevki ve makam, içtimaî kimlik, kişilik ve şöhret arzusu bir çok insanı gayr-i meşrû yollara zorlayabilir. Bunlara sabretmek de belâ ve musibete sabretmekle eş değerdedir. Bize göre hadisimiz bu mesajı vermektedir.Hz. Peygamber hadisteki bu cevabıyla, anılan vâlinin tayininde kayırma söz konusu olmadığını anlatmak istemiş, böylesi uygulamaların sonraki dönemlerde görülebileceğini haber vermiştir. Herhalde bu tür uygulamalar tarih boyunca binlerce misaliyle görülegelmiştir.Hadiste “falan kişi” ifâdesiyle vâli tayin olunduğundan bahsedilen kimsenin Amr İbni Âs olduğu sanılmaktadır. Sözü edilen “havuz” da Hz. Peygamberin ahiretteki Kevser havuzudur.
HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ
1. Mevki ve makamın çekiciliğine karşı sabretmek, sabrın önemli bir boyutudur.2. İşler ehil olmayanların eline geçip birtakım yanlışlıklar yapıldığı zaman, doğruda sabır göstermek gerekir.Kayna: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları