• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Asayiş
    Vefat Edenler
  • Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
10:16
Karadeniz'deki saldırıda ölen balıkçının cenazesi ve yaralılar, İnebolu Limanı'na getirildi
10:12
Kulisleri hareketlendiren o dosyanın sırrı ortaya çıktı!
10:12
Çerez poşetiyle kamuflaj! Dubai-İstanbul hattında 1.7 milyar liralık pırlanta vurgunu
10:12
İstanbul Valiliği duyurdu! Ormanlara giriş 15 Ekim'e kadar kısıtlandı
09:59
TOKİ'den Karamanlılara Yeni Konut Fırsatı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Dr. Eray Güçlüer: "FETÖ bitmeden PKK da DEAŞ da bitmez"
Genel
Yayınlanma: 15 Temmuz 2024 - 09:19
Güncelleme: 15 Temmuz 2024 - 09:30

Dr. Eray Güçlüer: "FETÖ bitmeden PKK da DEAŞ da bitmez"

15 Temmuz hain darbe girişiminin sekizinci yılında Altınbaş Üniversitesinde gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak katılan Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'yi parçalamak için planların 1961 yılında başladığını söyleyerek, "FETÖ bitmezse PKK da DEAŞ da bitmez çünkü üçü de birbiri ile bağlantılı. O yüzden mücadele tam anlamıyla bitene kadar devam etmeli" dedi.

Genel
15 Temmuz 2024 - 09:19
Güncelleme: 15 Temmuz 2024 - 09:30
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Dr. Eray Güçlüer: "FETÖ bitmeden PKK da DEAŞ da bitmez"
15 Temmuz hain darbe girişiminin sekizinci yılında Altınbaş Üniversitesinde gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak katılan Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'yi parçalamak için planların 1961 yılında başladığını söyleyerek, "FETÖ bitmezse PKK da DEAŞ da bitmez çünkü üçü de birbiri ile bağlantılı. O yüzden mücadele tam anlamıyla bitene kadar devam etmeli" dedi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 8. yıl dönümü dolayısıyla Altınbaş Üniversitesi hem özel bir konferansa ev sahipliği yaptı hem de 7 yıl önce şehitler adına üniversite bünyesinde oluşturulan "15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Ormanı"na fidan dikimi gerçekleştirdi. Ağaç dikme törenine Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, akademisyenler ve çok sayıda personel katılırken Gayrettepe Kampüsü 100. Yıl Konferans Salonu'nda da "8. Yılında 15 Temmuz 'Milletin Zaferi'" adlı konferans düzenlendi. Konferansa moderatör olarak İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tolga Demiryol eşlik ederken konuşmacılar arasında Dr. Eray Güçlüer, Doç. Dr. Ufuk Adak ve Doç. Dr. Kenan Özkan yer aldı.

15 Temmuz 2016'da yaşanan hain darbe girişimi ve sonrasındaki süreçte yaşananların ele alındığı konferansta, 8 yıl sonra Türkiye'nin geldiği nokta da değerlendirildi. Konuşmacılar, 15 Temmuz'un Türk milletinin demokrasiye bağlılığını, birlik ve beraberlik ruhunu tüm dünyaya gösteren bir dönüm noktası olduğunu vurguladılar.

"Planlar 55 yıl öncesine dayanıyor"

Dr. Eray Güçlüer 15 Temmuz 2016 gecesinde yaşananların 55 yıllık bir sürecin sonucu olduğunu, çok uzun yıllardır devletin her bir noktasına sessizce sızıldığını aktardığı konuşmasında şunlara değindi:

"Öncelikle bu işin kökenine bakmak lazım. 55 yıl öncesine, 1961 yılına kadar inebildim. 1961 yılında rahmetli Adnan Menderes'in idamından sonra, anayasa değiştiriliyor ve halkın egemenliğinin ötesinde yeni oluşumlar ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de Özel Harp Dairesi. ABD tarafından Türkiye'de kuruluyor ama devlet erkânının haberi yok. Yıllık 10 milyon dolar da para harcanıyor buna. CIA'in Türkiye'ye yönelik derin planları vardı ve 1961'den itibaren bu planları uygulamaya çalıştılar. Türkiye'ye sızma, Türkiye'de bir alternatif oluşum kurup ülkeyi ele geçirme planı 55 yıl önce başlatıldı ve sürdürüldü."

"Ellerinde alçak ve kanlı bir plan vardı ama bunu gerçekleştiremediler"

Eğer 15 Temmuz'da başarılı olsalardı Türkiye'de neler olunacağına dair de konuşan Dr. Eray Güçlüer, "Bu, aslında bir darbe girişimi değil, Türkiye Cumhuriyeti devletini Suriyelileştirme, Iraklaştırma ve parçalama projesiydi. Amaçları, İstanbul'da bir Vatikan gibi devletçik kurup, Anadolu'dan ayırarak diğer bölgeleri küçük, yönetilebilir eyaletler haline dönüştürmekti. Ellerinde çok daha alçak ve kanlı bir plan vardı ama bunu gerçekleştiremediler. O gece, yani 15 Temmuz'da, sınır hatlarındaki FETÖ'cü generaller askerleri Suriye ve Irak sınırından çektiler. Sınırları boşalttılar çünkü helikopterlerle Irak'ta toplanan DEAŞ'lılar ABD'ye bağlı helikopterlerle Türkiye'ye girecekti. PKK da DEAŞ ile mücadele bahanesiyle Türkiye'ye girecekti ve PKK kahramanlaştırılacaktı. Bunu yapamadılar ama Türkiye'nin birçok yerinde iç savaş çıkacaktı. ABD'deki o alçak, Türkiye'ye getirilip İstanbul'da bir Vatikan kuracaktı ve Türkiye 22 eyalete bölünecekti. Bu şekilde, sürekli Batı'ya ve Amerika'ya bağımlı, Türkiye Cumhuriyeti'nin olmadığı bir düzen kurulacaktı. Ülkemiz olmayacaktı ve istedikleri şey buydu. Ama olmadı; başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere güçlü bir irade ortaya konuldu. Bu durumda Türk'ün sosyo-genetik kodlarını gerçekten hesaba katamadılar" dedi.

"FETÖ bitmeden PKK ve DEAŞ bitmez"

Son olarak FETÖ ile mücadelenin PKK ve DEAŞ ile mücadeleyle aynı olduğunu ve mücadelenin son bir kişi kalana kadar devam ettirilmesi gerektiğinin de altını çizen Dr. Güçlüer, "Evet, hala FETÖ ile mücadele arzu ettiğimiz seviyede olmayabilir ama 55 yıl sabırla, sessiz sedasız bir şekilde eğittiler, donattılar, istihbarat verdiler ve en üst seviyede finanse ettiler. Devletin çok çeşitli yerlerine sızdılar ve gerçekten başka bir ülke olsaydı, bu belayı defetmesi hiç kolay değildi. Ama biz milletçe bu belayı defetmeyi başardık. Bundan sonra da bu alçakların yapmak istediği planı gördükten sonra, mücadele kesinlikle hız kesmeden bitirilene kadar devam etmelidir. Konuyla ilgili kalıcı birimler oluşturulmalı. Kolay değil ama FETÖ bitmeden PKK ve DEAŞ bitmez. Yani, FETÖ bitmezse, hiçbiri bitmez. Üçü birbiri ile bağlantılıdır" diyerek sözlerini sonlandırdı.

"15 Temmuz'a darbe ya da darbe girişimi demek yanlış, diğer darbelerden farklı faktörler var"

Doç. Dr. Ufuk Adak ise Türkiye tarihindeki darbelerle 15 Temmuz arasındaki farkın ayırt edilmesi gerektiğini söylediği konuşmasında özellikle 15 Temmuz'un halkın iradesi ile durdurulmasının en önemli özelliği olduğunu hatırlattı. Doç. Dr. Adak konuşmasını şöyle sürdürdü:

"15 Temmuz'a darbe ya da darbe girişimi demek aslında yanlış olur. Çünkü diğer darbelerden farklı birçok faktör söz konusu. FETÖ her şeyden önce uluslararası bir örgüt ve uzun yıllar boyunca bu uluslararası istihbarat teşkilatları ile çalışıyordu. Dijital çağda yaşadığımız bir olay sonucunda, halkın bu teşkilatlar vasıtasıyla nasıl yanlış yönlendirildiğini gördük. Diğer önemli fark, bu darbenin halkın iradesi ile durdurulmasıdır. 12 saat içinde binlerce vatandaş sokağa döküldü. Tarihteki darbelerle hep benzerlikler kuruluyor, fakat 15 Temmuz'u ayrı bir yerde konumlandırmak zorundayız. Darbe sonrasındaki süreçlerde de gayet başarılı olduk. Çok kısa sürede çok sayıda gözaltı ve tutuklama oldu. Binlerce insan cezaevlerine girdi. Devlet kurumları açısından yönetsel olarak çok zor bu durumla da baş edildi. Sonuç olarak, 15 Temmuz'u değerlendirirken birçok farklı açıdan ele almalıyız. Ayrıca, süreçle ilgili olarak bu unsurlardan tamamen kurtulana dek mücadele devam etmeli; akademik anlamda da çalışmalar ve araştırmalar aynı şekilde sürdürülmelidir."

"Halkın iradesinin arkasında sosyo-genetik kodlarımız yatıyor"

15 Temmuz'da halkın iradesinin sosyo-genetik kodlar vasıtasıyla ortaya çıktığını ifade eden Doç. Dr. Kenan Özkan ise geçmiş yaşantılar sonucunda oluşan kitle psikolojisinde Türkler için vatan, millet ve bağımsızlık duygularının son derece yüksek ve önemli olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Kenan Özkan, "Bu kavramlar özellikle 15 Temmuz gibi önemli durumlarda bizim toplumumuzda diriliyor. Sosyo-genetik kodlarımızdaki bu ifadelere insanlar her zaman kendi namusları gibi sahip çıkmışlardır. Türk siyasi tarihinde vatan kavramı Namık Kemal ile siyasi literatürü girmiş bir kavramdır. Vatan eşittir namustur çünkü vatan anneye benzetilir ya da genç kızlara benzetilir ki bu Millî Mücadele yıllarında da kullanılan ve milli değerlerimizde zaten var olan bir kavramdır. İşte bu yüzden 15 Temmuz gecesi halk sokaklara dökülerek Saraçhane Meydanı'ndan tutun da Hakkari'ye Kars'a kadar yurdun dört bir köşesinde halk vatanına ve toprağına sahip çıkmıştır. Bu davranışlar bizim DNA'mızda var. Ayrıca 15 Temmuz'u gerçekten tarihi konumlandırma, tanımlama, analiz etme ve değerlendirmeyi çok farklı bir bakış açısıyla yapmalıyız. Yoksa birçok yanlışa düşebiliriz. Uzun yıllardan bu yana süren gelen bir yapı ve zihniyetle mücadele edebilmek ancak köklü geleneklere sahip çıkarak mümkün olabilir. İşte bizim Türk insanının, vatandaşının ve gençliğinin bu farkındalıkla olaylara bakması ve buna göre bir tavır sergilemesi gerekiyor. Neticede Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ileri görüşlülüğü aslında burada karşımıza çıkıyor: 'Ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru en gerçek tarikat, medeniyet tarikatıdır.' 15 Temmuz'dan almamız gereken dersler, güçlü bir istihbarat, iyi bir teknolojidir. İşin bir de felsefi ve düşünsel boyutu var o da Mustafa Kemal'in bize bıraktığı miras olan, akıl ve bilime sıkı sıkı tutunmak ve laik, demokratik, çağdaş cumhuriyetin kıymetini ve değerini bilmektir" dedi.


İHA
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Mustafa Selvidal'dan Toprak Doğan İçin Yürek Burkan Makale
Mustafa Selvidal'dan Toprak Doğan İçin Yürek Burkan Makale
Boşanma davalarında yeni dönem! AYM süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti
Boşanma davalarında yeni dönem! AYM süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti
Reha Muhtar hayatını kaybetti! Ölüm nedeni belli oldu
Reha Muhtar hayatını kaybetti! Ölüm nedeni belli oldu
Zaman Daralıyor: Toprak İçin 56 Milyon TL Daha Gerekiyor
Zaman Daralıyor: Toprak İçin 56 Milyon TL Daha Gerekiyor
Son Haberler
Karadeniz'deki saldırıda ölen balıkçının cenazesi ve yaralılar, İnebolu Limanı'na getirildi
Karadeniz'deki saldırıda ölen balıkçının cenazesi ve yaralılar,...
Kulisleri hareketlendiren o dosyanın sırrı ortaya çıktı!
Kulisleri hareketlendiren o dosyanın sırrı ortaya çıktı!
Çerez poşetiyle kamuflaj! Dubai-İstanbul hattında 1.7 milyar liralık pırlanta vurgunu
Çerez poşetiyle kamuflaj! Dubai-İstanbul hattında 1.7 milyar liralık...
İstanbul Valiliği duyurdu! Ormanlara giriş 15 Ekim'e kadar kısıtlandı
İstanbul Valiliği duyurdu! Ormanlara giriş 15 Ekim'e kadar kısıtlandı
TOKİ'den Karamanlılara Yeni Konut Fırsatı
TOKİ'den Karamanlılara Yeni Konut Fırsatı
Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde incelemelerde bulundular
Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde incelemelerde bulundular

Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Politika
Magazin
Spor
Asayiş
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Karaman Postası Karaman Haber | logoki

Yazılım: Tumeva Bilişim

Sponsorlu bağlantılar; www.karamanguncel.com Karaman Haber Karaman