• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Asayiş
    Vefat Edenler
  • Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
03:11
KADES İhbarına Giden Polis Şehit Oldu: Eski Eş Dehşeti Can Aldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Genel
  3. ÖLÜME HAZIR OLMAK, KABİR ZİYARETLERİNİN ÖNEMİ
Genel
Yayınlanma: 22 Aralık 2022 - 09:26
Güncelleme: 22 Aralık 2022 - 09:50

ÖLÜME HAZIR OLMAK, KABİR ZİYARETLERİNİN ÖNEMİ

Kabir ziyaretleri, ölümü tefekkür etmek için tâbir-i câizse biçilmiş kaftandır, büyük bir fırsattır. İslam’da kabir ziyaretinin önemi.

Genel
22 Aralık 2022 - 09:26
Güncelleme: 22 Aralık 2022 - 09:50
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
ÖLÜME HAZIR OLMAK, KABİR ZİYARETLERİNİN ÖNEMİ
“Nâzenin bu ömrümüz, bir göz yumup açmış gibi,
Geldi geçti duymadık, bir kuş konup uçmuş gibi…”
Âşık Paşa’nın da dediği gibi, bir kuş misali bu dünyaya konup göçen bizlerin ömür sermayesi her geçen gün tükeniyor. Dünya, her zamanki gibi aldatıcı yüzüyle bizleri meşgul edip hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşatıyor. Gün gelecek, hayat imtihanı bizim için de sona erecek ve vazifeli melek, emâneti teslim almaya gelecek. Mühim olan, onu nasıl karşılayacağımız ve o misafir ile buluşmaya hazırlıklı olup olmamamız…
Ölüm denilen gerçek, herkes için farklı farklı tecellî edecek!.. Kimisi için hüzün dolu, kimisi için şeb-i arûs… O günde mahâret, ölüm meleğini hasretle beklenen bir dost gibi, sevgili ile vuslatı yaşatacak bir vasıta gibi görüp “Hoş Geldin!” diyerek karşılayabilmek… Üstad Necip Fâzıl Kısakürek ne güzel söylemiş:
 “O demde ki, perdeler kalkar, perdeler iner,
Azrâil’e «Hoş geldin!» diyebilmekte hüner…”

ÖLÜME HAZIR OLMAK

Zor iş, ölüme hazırlıklı olmak; istekleri, emelleri sonsuz olan insanoğlu için… Nitekim ecel ansızın kapıyı çalacak bir gün… Hayatın tam ortasında, hiç hesaba katmadığımız bir anda gelecek belki… Hayata dair hâlâ plânlar yapıyorken, daha yapılacak işler bitmemişken, dünyaya ait heves ve isteklerimiz sınırsız iken, ansızın kapıyı çalacak…
Hazret-i Enes (r.a.) şöyle anlatır bu durumu:
“Resûlullah yere bir çizgi çizdi ve:
«-Bu insanı temsil eder.» buyurdu.
Sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek:
«-Bu da ecelini temsil eder.» buyurdu. Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra:
«-Bu da emeldir.» dedi ve ilâve etti:
«-İşte insan, daha böyle iken (yani emeline kavuşmadan) ona daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir.»” (Buhârî, Rikak, 4; Tirmizî, Zühd, 25; İbni Mâce, Zühd, 27)
Vâdenin ne zaman dolacağını bilmiyoruz, ama bir sonraki nefesimiz, son nefesimiz olabilir. Bu sebeple ölümü çokça tefekkür etmeye, bunun neticesinde de dünyanın şatafatlı hâlinden yüz çevirip, er ya da geç gelecek olan ecelimiz için hazırlıklar yapmaya ihtiyacımız var. Dünyaya gereğinden fazla alâka duyduğumuz, ölümü tefekkür etmeye fazlasıyla ihtiyacımız olan şu günlerde, ara sıra düşünsek de, hayatın debdebesi her zaman olduğu gibi unutturur bize bu acı gerçeği…


ÖLÜMÜ NASIL HATIRLARIZ?

Bir gün hayatımızda yeri olan kimselerden biri daha göçünce ebedî âleme, hatırlarız ölümü, o zaman düşünürüz dünyaya niçin geldiğimizi, âkıbetimizin nasıl olacağını… İyi biliriz aslında aynı hâl ile hâlleneceğimizi… Biliriz, iki metrekarelik çukurun, ebedî yolculuğumuzun ilk istirahatgâhı olacağını… Gel gelelim, davetsiz misafir kapımıza gelene kadar da yakıştıramayız bu hâli kendimize… Öyle garip duygulara bürünürüz ki, sanki en yakınımızdakiler dâhil herkes ölüm duygusunu tadacak, ama biz tatmayacağız… Hâlbuki:
“Küllü nefsin zâikatü’l-mevt…” (el-Enbiyâ, 35) buyurur yüce Mevlâ… “Her nefis ölümü tadacaktır…” Kaçış yok! Es geçme yok… İstisnâ yok… Sen de o hazîn sonu tadacaksın, ben de… Ölüme çare yok…
Ve o son nefesi verdiğimiz anda, başlayacağız başkaları için kullandığımız başka adlarla, başka sıfatlarla anılmaya… Artık adımız, o dakika itibariyle, “cenâze” olacak, “merhûm” olacak, “merhûme” olacak, “ölü” olacak, “rahmetli” olacak... Bir anlıktır bu oluş... Çok uzak değil bize, alıp vermesine bile sahip olamadığımız bir nefes kadar yakın…
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ölümü tefekkür etmenin dünya ve âhiret hayatımız için ne kadar faydalı olduğunu şöyle açıklamıştır:
“Ölümü çokça hatırlayın! Çünkü ölümü hatırlamak, (insanı) günahlardan arındırır, dünyaya karşı zâhid kılar. Eğer zenginken ölümü düşünürseniz, sizi zenginliğin âfetlerinden korur. Fakirken tefekkür ederseniz, hayâtınızdan memnun olmanızı sağlar.” (Süyûtî, Câmiu’s- Sağîr, I, 47)
Yine Rasûl-i Kibriyâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Bütün zevkleri kökünden yok eden ölümü çokça hatırlayınız!..” (Tirmizî, Kıyâmet, 26)

YAŞADIĞINIZI NASIL FARK EDEBİLİRSİNİZ?

Kişinin âkıbetini, âhiretini, ölümünü ve kabir hayatını tahayyül etmesinin, düşünmesinin insana kazandırdığı en önemli özellik, kişinin dünyadan soğuması ve yüz çevirmesidir. Kişi, ölümü tefekkür ederek müptelâsı olduğu dünya hayatının geçici olduğunu bilir ve ömrünü bu hakikat üzere sürdürür. Ölümü tefekkür etmek, kişiyi kalbî bir kıvama soktuğu gibi, aynı zamanda takvâ sahibi yapar. Ölümü sürekli tefekkür edebilen bir insan, hayata ibret nazarıyla bakar, nasıl yaşaması gerektiğini, dünya ile kalbi arasındaki bağın nasıl olması gerektiğini öğrenir. Bu sebeple Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh- şöyle buyurmuştur:
“Dirilmek için ölünüz!…” Çünkü yaşadığını fark etmek, hayatın kıymetini bilmek, ölümü anlamak ve hissetmekle mümkündür.
Hâsılı, büyüklerin her zaman dediği:
“Her geceni Kadir, her gördüğünü Hızır bil” düsturu hayatımız için ne kadar mühimse, alınacak her nefesi de son nefesmiş gibi almak, o nefesi öyle değerli görmek, ona göre de yararlı işlerde ömür tüketmek, aynı derecede mühimdir. Bu hususu yaşantımıza tatbik etmenin en mühim yolu da ölümü düşünmekten geçmektedir.

KABİR ZİYARETLERİNİN ÖNEMİ

Kabir ziyaretleri, ölümü tefekkür etmek için tâbir-i câizse biçilmiş kaftandır, büyük bir fırsattır… Bizlerle yiyip içen, oturup kalkan, nice geçmişlerimiz; nice anne, baba, dede, nine, kardeş ve eşlerimiz oradalar… Hepsi bizim gibiydi, sayılı nefesleri sona erdi de toprağa gark oldular, bizler de onlar gibi olacağız… Şu yalancı dünyadan bir gün biz de göçeceğiz… Güzel bir ölüm tefekkürü olan Yûnus Emre Hazretleri’nin şu şiiri ne kadar manidardır:
Yalancı dünyaya konup göçenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Üzerinde türlü otlar bitenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kiminin başında biter ağaçlar,
Kiminin başında sararır otlar.
Kimi mâsum, kimi güzel yiğitler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Toprağa gark olmuş nâzik tenleri,
Söylemeden kalmış tatlı dilleri.
Gelin, duâdan unutman bunları,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kimisi dördünde, kimi beşinde,
Kimisinin tâcı yoktur başında.
Kimi altı, kimi yedi yaşında,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kimisi bezirgân, kimisi hoca,
Ecel şerbetini içmek de güç a,
Kimi ak sakallı, kimi pîr hoca,
Ne söylerler, ne bir haber verirler. 
Yûnus der ki: Gör takdîrin işleri,
Dökülmüştür kirpikleri, kaşları.
Başları ucunda hece taşları,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Rabbimiz cümlemizi, ölümü çokça tefekkür edip hayatını buna göre şekillendiren, ömrünü bu hâl üzere değerlendirerek, rızâsına nâil olan kullarından eylesin. Rabbimiz, Azrâil -aleyhisselâm-’ı gönül hoşluğu ile karşılayabilen ve vuslata erenlerden eylesin… Âmin!
Kaynak: Merve Güleç, Şebnem Dergisi, Sayı: 130
İslam ve İhsan

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da Görev Değişiklikleri
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da Görev Değişiklikleri
Karaman'daTarladan Döndü, Kolundaki Keneyi Tesadüfen Fark Etti
Karaman'daTarladan Döndü, Kolundaki Keneyi Tesadüfen Fark Etti
Emeklinin kök maaşı 3 Temmuz'da değişecek
Emeklinin kök maaşı 3 Temmuz'da değişecek
Turan Basın Birliği Resmileşti: Hedef 81 İlde Teşkilatlanma
Turan Basın Birliği Resmileşti: Hedef 81 İlde Teşkilatlanma
Son Haberler
KADES İhbarına Giden Polis Şehit Oldu: Eski Eş Dehşeti Can Aldı
KADES İhbarına Giden Polis Şehit Oldu: Eski Eş Dehşeti Can Aldı
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da Görev Değişiklikleri
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da...
Vekil Osman Sağlam'ın Önergesi Kabul Edildi: Çiftçilere Yeni Destek Yolda
Vekil Osman Sağlam'ın Önergesi Kabul Edildi: Çiftçilere Yeni Destek...
Karaman Jandarmasından Tarihi Başarı: 140 Firari Yakalandı, 2 Bin 802 Kök Kenevir ve Çok Sayıda Suç Unsuru Ele Geçirildi
Karaman Jandarmasından Tarihi Başarı: 140 Firari Yakalandı, 2 Bin...
Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Ahmet Yılmaz Doçent Oldu
Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Ahmet Yılmaz...
Yaşam mücadelesini kazandı, kendi gibi çocuklara umut oldu
Yaşam mücadelesini kazandı, kendi gibi çocuklara umut oldu

Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Politika
Magazin
Spor
Asayiş
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Karaman Postası Karaman Haber | logoki

Yazılım: Tumeva Bilişim

Sponsorlu bağlantılar; www.karamanguncel.com Karaman Haber Karaman