Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, kurbanı Cenâb-ı Allah’a yakınlaşma vesilesi olduğu için, Cenâb-ı Allah’a takdim edilen tabiri caizse bir hediye olarak görür; bu sebeple en güzelini almaya, "emlaha" yani en alımlı olanını, en gösterişli olanını seçmeye gayret ederdi. kurban için harcanan para ne kadar çok olursa —ki bu, kötüsüne çok para vermek anlamına değil; ne kadar pahalıysa o kadar değerlidir anlamına da gelmiyor— bazen tabii farklı mülahazalar da devreye giriyor.
Bakıyorsunuz, pazara getirilmiş bir yaşında bir büyükbaş, 5 milyona satılıyor. Yani 5 milyona değil, 500 liraya da satılsa bundan kurban olmaz. Pahalı olması, onun güzel bir kurbanlık olduğu anlamına gelmiyor. Şartlarını yerine taşıyan; ki Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm bu anlamda “Boynuzu kırık olmayacak, sakat olmayacak, şu aybı olmayacak, bu aybı olmayacak.” diye beyan ediyor; bunların içerisinde en güzelini, en gösterişlisini seçerdi.
Hakikaten Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’ın kurbanını tanımlarken kitaplarımız, “En güzel koçu getirir, Allah için kurban ederdi.” ifadesini kullanıyorlar. Dolayısıyla seçimde, Allah için fedakârlıktan kaçınmadan bir seçim yapmak gerekiyor.
Bazen mesela özellikle de yurt dışında kurban kesilirken bakıyorsunuz, “Şartlar yerine gelsin de gerisi önemli değil.” diye böyle cılız hayvanların seçildiği görülüyor. Bunları yapmak doğru değil. Kurban bir ibadet; her yönüyle bir ibadet. Binâenaleyh böyle gösterişli olan ve albenisi olan hayvanları kurban olarak seçmek lazım ve Cenâb-ı Allah’a takdim edilecek şekilde onlara özen göstererek kurban edilecek alana götürmek lazım.
Cenâb-ı Allah kurbanlarımızı kabul buyursun. Âmin.
“Dört çeşit hayvan kurban olmaz: Körlüğü açıkça belli olan, hastalığı açıkça belli olan, topallığı açıkça belli olan ve iliği kuruyacak kadar zayıf olan.” (Sünen-i Tirmizî; Sünen-i Ebû Dâvûd.)
Kurban Edilecek Hayvanlar Hangi Nitelikleri Taşımalıdır?
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder.
Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 6). Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması, kurban edilmesine engel değildir. (Kâsânî, Bedâi‘, V, 75-76) Bunun yanında kesileceği yere gidemeyecek derecede topal olan hayvanlar da kurban edilemez. Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.Şâfi mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi, uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir. (Nevevî, el-Mecmû‘, VIII, 399-404)








