• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Asayiş
    Vefat Edenler
  • Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
03:11
KADES İhbarına Giden Polis Şehit Oldu: Eski Eş Dehşeti Can Aldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Şu Dört Kimseden Şiddetle Sakın
Genel
Yayınlanma: 13 Ocak 2022 - 07:55
Güncelleme: 13 Ocak 2022 - 08:02

Şu Dört Kimseden Şiddetle Sakın

Mü’min, kendisine dâimâ Allâh’ı hatırlatan, devamlı fazîlet ve takvâ telkin eden kimseleri dost edinmelidir. Peki hikmet ehli ârifler kimlerden sıkınmamız gerektiğini söylüyor? İşte şiddetle sakınılması gereken dört kişi...

Genel
13 Ocak 2022 - 07:55
Güncelleme: 13 Ocak 2022 - 08:02
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Şu Dört Kimseden Şiddetle Sakın

söylüyor? İşte şiddetle sakınılması gereken dört kişi...

Mü’min, kendisine dâimâ Allâh’ı hatırlatan, devamlı fazîlet ve takvâ telkin eden kimseleri dost edinecek. Yağlı kâğıtta durmayan mürekkep gibi, gönlünde iyilik ve güzelliklerin durmadığı ağyâra gönlünü kaptırmayacak, öyle bir kimseyi dostluk pâyesine lâyık görmeyecek.

Hikmet ehli ârifler, gönlün kimlerden korunması gerektiği hususunda şöyle buyurmuşlardır:

“Oğlum, istediğin kimselerle arkadaş ol, fakat şu dört kimseden şiddetle sakın:

  1. Ahmakla arkadaş olmaktan sakın. Çünkü ahmak sana fayda vereceğim niyetiyle zarar verir.
  2. Hırslı, tamahkâr kimse ile arkadaş olma. Çünkü o seni bir lokma ekmeğe, bir yudum suya, bir çekirdeğe satmakta tereddüt etmez.
  3. Cimri ile arkadaş olma. Çünkü cimri, kendisine muhtaç olduğun bir vakitte seni mahrum eder.
  4. Korkakla da arkadaş olma. Çünkü o seni de, ana-babanı da rüsvâ eder, sonunda aldırmaz bile.”
Zemahşerî’nin beyan ettiği gibi:

“Sâdık dost, panzehirden hayırlı; fenâ dost da, zehirden daha zararlıdır.”

Yine bir hadîs-i şerîfte de şöyle buyruluyor:

“Sâlih bir dosta sahip olmak, insanın saâdet ve selâmetindendir.” (Ebû Abdurrahman es-Sülemî, Âdâbu’s-Sohbe, s. 52, hadis no: 28)

Gönlümüzü bir muhâsebeye çekelim:

–Biz kimleri kendimize dost ediniyoruz?

–Dost edindiklerimizin vasıfları neler?

Meselâ dost edindiğimiz kimselerin dilinde ne var?

Zira dil; kalbin tercümanı, gönlün aynasıdır. Dolayısıyla dil neyi çok zikrediyorsa, esâsında gönülde o vardır.

Yani dost edindiğimiz kimse, söz ve davranışlarıyla Allâhʼı, Rasûl’ünü, âhireti hatırlatıyorsa, o kimsenin gönül tahtında Allah ve Rasûl’ü vardır. Böyle bir kimse ile dostluk, Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın ifadesiyle kolay ele geçmeyen bir devlettir. O dostu kaybetmemeye çalışmak lâzımdır.

Fakat dostluk kurmaya çalıştığımız kimsenin dili, dâimâ gönül yaralıyor, yalnız paradan-puldan, dünyevî mevzulardan bahsediyorsa, böyle bir kimse de dünyanın esiri olmuş demektir. Onunla kurulacak dostluk, kişiyi âhiret fukarâlığına dûçâr eder. Ebedî saâdetini mahveder.

Yine dost edindiğimiz kimsenin hâl ve fiilleri nasıl?

Allah ve Rasûl’ünün râzı olacağı bir şekilde yaşıyor mu? Hayatını Kur’ân ve Sünnet istikâmetinde sürdürüyor mü? Gönüllere hayat vermenin gayretiyle bir hizmetten diğer bir hizmete koşuyor mu? Dünya ile âhireti tercih söz konusu olduğunda, dâimâ âhireti tercih edebiliyor mu?

Şâyet öyle ise, mü’mine yakışan, o dostun kıymetini bilmek ve ona vefâ göstermektir. Zâten îman da bir vefâ tezâhürüdür. Vefâlı olmak, takvâ üzere yaşamaktır. Nitekim Rabbimiz, müttakî kulların vasıflarından birinin de ahitlerine vefâ göstermek olduğunu zikrediyor Kur’ân-ı Kerîm’de.[1]

Bir toplum içinde yaşıyoruz. Civârımızda elimizin, gönlümüzün ulaşabildiği bütün kardeşlerimizi bu vefâ dairesinin içine almak da mü’min olmanın bir şiârıdır elbette… Din kardeşlerimizin

acılarını ve sevinçlerini paylaşmakla onlara vefâmızı göstereceğiz. Dostumuzun bir ihtiyacını gidermek, bir eksiğini telafi etmek için koşturmakla vefâmızı göstereceğiz. Aslında mü’minin, dostuna gösterdiği bu vefâ, Allâh’a ve Rasûl’üne gösterdiği vefânın bir tezahürüdür. Zira mü’minleri birbirine kardeş kılan, Cenâb-ı Hak’tır.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hayatı da baştan başa vefâ tezahürleriyle doludur. Meselâ Habeşistan’dan elçiler gelmişti. Rasûlullah Efendimiz onlarla yakından ilgilendi ve hattâ onlara bizzat hizmet etti. Ashâb-ı kirâm, Efendimiz’e bu hizmeti kendilerine bırakmalarını arz ettiler. Efendimiz ise onlara, eşsiz bir vefâ tezâhürü olan şu ifadelerle mukâbelede bulundu:

“–Bunlar Habeşistan’a hicret etmiş olan ashâbıma yer göstermiş, ikram etmişlerdir. Buna karşılık şimdi ben de onlara hizmet etmek isterim.” (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, VI, 518, VII, 436)

Yermük Harbi’nde vukû bulan bir hâdise de, din kardeşliğinin nasıl bir vefâ ikliminde yaşanması gerektiğini göstermesi bakımından çok câlib-i dikkattir.

Üç sahâbî, harpte kılıç ve mızrak darbeleri ile yaralanmış, düştükleri sıcak kumlarda bir damla suya hasret şekilde şehâdeti bekliyorlardı. Huzeyfe -radıyallâhu anh- elinde bir kırba su ile bu üç sahâbînin yanına vardı. Hepsi de îsâr gösterip o çöl sıcağında din kardeşini nefsine tercih ederek ona ikram edebilmenin mânevî lezzeti içinde şehâdet şerbetini içtiler. Böylelikle kardeşliğin nasıl bir vefâ ufkunda yaşanması gerektiğini ümmete tâlim buyurdular.

Vefâ, -başta kulluk ve dostlukta olmak üzere- her hususta aranan ve arzulanan bir vasıftır ki, karşılığı da ancak vefâdır. Mevlânâ Hazretleri bu nükteyi ne güzel îzah eder:

“Aşk, muhabbet ve dostluk gibi hususların cümlesi vefâya bağlıdırlar ve dâimâ vefâlı olan kimseyi ararlar. Onlar, vefâsız bir gönle aslâ yaklaşmazlar.”

“Kalem: «Vefânın karşılığı vefâ; cefânın karşılığı da cefâdır.» diye yazmış ve mürekkebi de kurumuştur.”

“Bir pâdişah, kendisine hâinlik eden kimse oğlu bile olsa onun başını gövdesinden ayırıverir. Fakat bir Hintli köle pâdişaha vefâ gösterirse, eller o köleyi «çok yaşa» diye alkışlar… Onun gördüğü îtibârı yüzlerce vezir göremez.”

“Köle de ne ki; eğer bir kapıda vefâlı olan köpek dahî olsa, sahibinin gönlünde ona karşı yüzlerce râzılık, yüzlerce memnûniyet duygusu yeşerir. Sahibi o köpeği muhabbetle okşar…”

Mü’minin en mühim vefâsı, elest bezminde[2] vermiş olduğu söz dolayısıyla Cenâb-ı Hakk’a göstermesi gereken vefâdır.

Cenâb-ı Hakk’a olan vefâ da, ancak O’nun emirlerine riâyetle gerçekleşir. İslâm’ı bir bütün olarak yaşamakla, hayatın hiçbir noktasında İslâm’ı geri plana atmamakla ortaya konulur.

Ondan sonra Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e vefâ gelmektedir ki, bizlere bıraktığı iki emânete, yani Kitap ve Sünnet’e[3] sahip çıkmakla yaşanır.

Rabbimiz, cümlemize sâlih ve sâdık dostlar lûtfeylesin. Kulluğunda vefâ gösterip sâlihlerle birlikte huzûruna çıkabilmeyi ihsan buyursun. Âmîn!..

Dipnotlar:

[1] Bkz. el-Bakara, 177.

[2] Bkz. el-A‘râf, 172.

[3] Bkz. Muvattâ, Kader, 3.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Şebnem Dergisi, Yıl: 2022 Ay: Ocak Sayı: 203

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da Görev Değişiklikleri
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da Görev Değişiklikleri
Karaman'daTarladan Döndü, Kolundaki Keneyi Tesadüfen Fark Etti
Karaman'daTarladan Döndü, Kolundaki Keneyi Tesadüfen Fark Etti
Emeklinin kök maaşı 3 Temmuz'da değişecek
Emeklinin kök maaşı 3 Temmuz'da değişecek
Turan Basın Birliği Resmileşti: Hedef 81 İlde Teşkilatlanma
Turan Basın Birliği Resmileşti: Hedef 81 İlde Teşkilatlanma
Son Haberler
KADES İhbarına Giden Polis Şehit Oldu: Eski Eş Dehşeti Can Aldı
KADES İhbarına Giden Polis Şehit Oldu: Eski Eş Dehşeti Can Aldı
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da Görev Değişiklikleri
Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnameleri Açıklandı: Karaman'da...
Vekil Osman Sağlam'ın Önergesi Kabul Edildi: Çiftçilere Yeni Destek Yolda
Vekil Osman Sağlam'ın Önergesi Kabul Edildi: Çiftçilere Yeni Destek...
Karaman Jandarmasından Tarihi Başarı: 140 Firari Yakalandı, 2 Bin 802 Kök Kenevir ve Çok Sayıda Suç Unsuru Ele Geçirildi
Karaman Jandarmasından Tarihi Başarı: 140 Firari Yakalandı, 2 Bin...
Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Ahmet Yılmaz Doçent Oldu
Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Ahmet Yılmaz...
LPG’ye zam yapıldı
LPG’ye zam yapıldı

Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Politika
Magazin
Spor
Asayiş
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Karaman Postası Karaman Haber | logoki

Yazılım: Tumeva Bilişim

Sponsorlu bağlantılar; www.karamanguncel.com Karaman Haber Karaman