• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Asayiş
    Vefat Edenler
  • Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
11:25
Okula Dönüşte Büyük Kampanya: 2 Alana 3 Bedava!
10:20
"Öğrencilerimiz İçin En İyisi" Dedi: Sadun Kılınç'tan Yeni Öğretim Yılı İçin Sıkı Denetim
09:16
Türkiye'nin Hafızları Karaman'da Yarışacak
07:34
Sabah 5'te Başlıyor, Akşam 7'de Bitiyor! İşçiler Ses Yükseltti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Türkiye'de çocukların yüzde 30'u toksik ebeveyn ile karşı karşıya
Sağlık
Yayınlanma: 04 Mayıs 2024 - 09:43
Güncelleme: 04 Mayıs 2024 - 09:50

Türkiye'de çocukların yüzde 30'u toksik ebeveyn ile karşı karşıya

Son zamanlarda sıklıkla duyulan toksik ebeveynlik kavramı hakkında bilgilendiren İstanbul Arel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Su Kocayörük, Türkiye'de yüzde 20-30 oranda çocuğun toksik ebeveyne maruz kaldığını söyledi. Bunun sonucunda depresyonun en fazla görülen hastalık olduğuna işaret eden Kocayörük, "Depresyon hastalarının yüzde 50'sinde travmatik çocukluk yaşantıları söz konusudur. Ülkemiz için de

Sağlık
04 Mayıs 2024 - 09:43
Güncelleme: 04 Mayıs 2024 - 09:50
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Türkiye'de çocukların yüzde 30'u toksik ebeveyn ile karşı karşıya
Son zamanlarda sıklıkla duyulan toksik ebeveynlik kavramı hakkında bilgilendiren İstanbul Arel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Su Kocayörük, Türkiye'de yüzde 20-30 oranda çocuğun toksik ebeveyne maruz kaldığını söyledi. Bunun sonucunda depresyonun en fazla görülen hastalık olduğuna işaret eden Kocayörük, "Depresyon hastalarının yüzde 50'sinde travmatik çocukluk yaşantıları söz konusudur. Ülkemiz için de aynı şey geçerli. Genelde depresyon görüntüsü altında olan kişilerin de toksik ebeveynlere maruz kaldıklarını biliyoruz" dedi.

Son dönemlerde oldukça yaygınlaşan 'toksik' kavramı birçok alanda karşımıza çıkıyor. Bunlardan biri de 'toksik ebeveynlik' kavramıdır. Bu kavram; ebeveynlerin çocukları için en iyisini istese de bazen onları fazlaca sıkmaları ya da özgür bir birey olmalarını kısıtlamaları anlamına geliyor. Anne babaların da aslında toksik ailelerden geldiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Su Kocayörük, "Bu yüzden ilişki ve bağlanma şekilleri aslında çocuklarını da etkiliyor. Hatta çocuklarının da ilerde kuracakları ilişki yine toksik şekilde devam edebiliyor. Nesilden nesle aktarılıyor. Burada suçlu aramak yerine çözüme odaklanmalı" açıklaması yaptı.

"Küçümseyici, aşağılayıcı tavır takınmaları, negatif geri bildirimler vermeleri toksik ebeveynliktir"

Toksik ebeveyn davranışlarını sıralayan Dr. Öğr. Üyesi Kocayörük, "Küçümseyici, aşağılayıcı tavır takınmaları, negatif geri bildirimler vermeleri, sürekli çocuğu didiklemeleri, sınırları aşmaları, çocuğun birey olduğunu kabul etmekten ziyade kendilerinin bir uzantısı olduğunu görmeleri toksik ebeveynliktir. Örneğin bu ebeveynler; çocuğu sınavda 99 notu aldığında 'neden 100 almadın' diye eleştirirler, çünkü hiçbir şeyle yetinmezler. Sürekli çocuk üstünde baskı, otoriter kurarlar. Bunun en büyük nedenleri arasında ise ailelerin çocuklarına empati yapamaması, çocuğun ihtiyaçlarını göremeyip anlayamaması yer almaktadır. Tabii bunu bile isteye yapmıyorlar. Çünkü onların da kendi ihtiyaçları zamanında görülmeyerek onlara da bu şekilde davranıldı" dedi.

"Değerlilik ihtiyacı karşılanmayan çocukların kendini geliştirmesi zordur"

Tedavisinde ise terapistlere büyük iş düştüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Kocayörük şunları söyledi:

"İnsanlar kendilerinin farkında da olmalıdır. Ama genellikle bu durumun farkında olmazlar. Sevilmeyip sayılmayan, biricilik ve değerlilik ihtiyacı karşılanmamış çocukların kendilerini geliştirmesi oldukça zordur. Bu yüzden kendilerinden beklentileri de düşüktür. Dünyaya genellikle olumsuz bakarlar. En önemlisi de öğrendikleri bağlanma biçimini, hayatlarında benzer bağlamda gösterecekler. Örneğin; sevgili, eş, arkadaşlık ilişkilerinde bu tarz bağlanma ilişkisi olacak. Mesela aşağılayıcı bir bağlanma stili gördüyse etrafındakileri aşağılayacak. Toksik ebeveynler genellikle klinik tanı almamış olsa da çoğunlukla ruhsal bozukluğu ya da kişilik bozukluğu olan kişilerdir. Narsist bir ebeveynle birlikteyseniz narsist olma ihtimaliniz çok yüksek. Kaygılı bir ebeveynle büyüyorsanız kaygılı olma ihtimaliniz çok yüksek."

"Ailelerini olduğu gibi kabul edip sınır çizerek hayatlarına devam etsinler"

Ailelere ve özellikle de çocuklarına önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kocayörük son olarak şunları söyledi:

"Aileler açık iletişimde olmalı. Çocuğunu dinlemeyi öğrenen her aile, bu anlamda yol katedecektir. Çünkü çocukların ihtiyaçlarını öğrenebildiklerinde, hissedebildiklerinde zaten tutumlarını değiştirecekler. Anne babalar kendilerine şunu sorsunlar; 'ben çocuğumdan ne istiyorum, o benim bir uzantım mı, ona gücümü mü göstereyim, o benim her dediğimi yapsın mı?' Yoksa sadece o benim çocuğum ve o ayrı birey. 'O da kendi başına bir birey olarak kendi hayatını ve kendi yolunu bulacak' şeklinde mi düşünüyorlar? Bu tür ailelere maruz kalan çocukların tutunacak dala ihtiyacı vardır. Öğretmen ya da başka akrabadan özdeşim kuracağı birilerini bulabilirler. Bu onlara iyi gelecektir. Aileler çoğunlukla toksik olduğunu kabul etmez. Çocuklar toksik bir aileye sahipse onları olduğu gibi kabul edip kendi sınırlarını çizebilir. Ebeveyniyle kuracağı empatik ilişkide çocuk, öfkelenmeyi ve kızmayı bırakabilir. Öfke ve kızmayı bıraktığında da onları olduğu gibi kabul edebilir. Olduğu gibi kabul ettikten sonra da kendi yolunu çizebilir. Diğer türlü anne babasına tepkili hayat yaşamak onları; madde bağımlılığına, kötü arkadaşlar edinmeye, kendine zarar verici davranışlarda bulunmaya kadar götürür. Çünkü kızgınlık ve öfke buna iter. Ailelerini anlayabilirlerse ailesinin onu anlamasını beklemeden hayatlarına devam edebilirler."


İHA
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Okullar Açılıyor! Çocukların Sağlığı İçin Ailelere Önemli Uyarılar
Okullar Açılıyor! Çocukların Sağlığı İçin Ailelere Önemli Uyarılar
Özel hastanelerde yeni dönem başlıyor: Resmi Gazete'de yayımlandı!
Özel hastanelerde yeni dönem başlıyor: Resmi Gazete'de yayımlandı!
Kulak çınlaması beyin tümörü belirtisi mi? Uzman uyardı
Kulak çınlaması beyin tümörü belirtisi mi? Uzman uyardı
Gökhan Reşitoğlu'ndan Bilim Dünyasına Değerli Katkı
Gökhan Reşitoğlu'ndan Bilim Dünyasına Değerli Katkı
Son Haberler
Okula Dönüşte Büyük Kampanya: 2 Alana 3 Bedava!
Okula Dönüşte Büyük Kampanya: 2 Alana 3 Bedava!
"Öğrencilerimiz İçin En İyisi" Dedi: Sadun Kılınç'tan Yeni Öğretim...
Türkiye'nin Hafızları Karaman'da Yarışacak
Türkiye'nin Hafızları Karaman'da Yarışacak
Sabah 5'te Başlıyor, Akşam 7'de Bitiyor! İşçiler Ses Yükseltti
Sabah 5'te Başlıyor, Akşam 7'de Bitiyor! İşçiler Ses Yükseltti
Vali Çiçek'ten Adli Yıl Ziyareti
Vali Çiçek'ten Adli Yıl Ziyareti
Ormanda çöp toplama etkinliği
Ormanda çöp toplama etkinliği

Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Politika
Magazin
Spor
Asayiş
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Karaman Postası Karaman Haber | logoki

Yazılım: Tumeva Bilişim

Sponsorlu bağlantılar; www.karamanguncel.com Karaman Haber Karaman